İçindekiler

Kimse başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamaz. Şirket ortaklarından aile bireylerine, bu ilkenin uygulamadaki sonuçlarını açıkladık.
“Babasının borcu yüzünden oğluna ceza verilir mi?”, “Şirketin ortağıyım, şirkette işlenen suçtan ben de sorumlu olur muyum?” gibi sorular, ceza hukukunun en temel ilkelerinden birine dayanır: ceza sorumluluğunun şahsiliği. Bu yazıda Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen bu ilkenin anlamını, tüzel kişilerin (şirket, dernek, vakıf) durumunu ve uygulamada en çok tartışılan örnekleri sade bir dille açıklıyoruz.
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği Nedir?
“(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” (TCK m.20)
İlke, kişinin yalnızca kendi fiili ve kendi kusuru nedeniyle cezalandırılabileceğini ifade eder. Bir kişi, aile üyesi, işvereni, ortağı veya arkadaşı tarafından işlenen bir suç nedeniyle, o suça iştirak etmedikçe cezalandırılamaz. Bu ilke Anayasa’nın 38. maddesinde de “ceza sorumluluğu şahsidir” şeklinde güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla kanun koyucu dahi, başkasının fiili için ceza öngören bir düzenleme yapamaz.
İlkenin Uygulamadaki Sonuçları
- Toplu ceza yasağı: Bir gruba, aileye veya köye, içlerinden birinin işlediği suç nedeniyle ceza verilemez.
- Sıfat nedeniyle sorumluluk yasağı: Şirket ortağı, yönetici veya ebeveyn olmak tek başına cezai sorumluluk doğurmaz; kişinin suça katkısı somut olarak gösterilmelidir.
- Ölümle düşme: Sanığın ölümü hâlinde kamu davası düşer; ceza mirasçılara geçmez. Hükümden sonra ölüm hâlinde de hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezası düşer. Müsadereye ve ölümden önce kesinleşmiş yargılama giderlerine ilişkin hüküm ise infaz olunur (TCK m.64).
- Kusur ilkesiyle bağlantı: Kişi ancak kast veya kanunda öngörülmüşse taksirle hareket etmişse sorumlu tutulur. Ayrıntılar için kast (TCK m.21) yazımıza bakabilirsiniz.
- Taksirli suçlarda ayrı kusur: Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan sorumludur ve cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5).
Suça İştirak ile Şahsilik İlkesi Çelişir mi?
Hayır. Suça iştirak (birlikte faillik, azmettirme, yardım etme) hâlinde kişi başkasının fiili için değil, o suça yaptığı kendi katkısı için cezalandırılır. Azmettiren, kendi azmettirme fiili nedeniyle; yardım eden, kendi yardım fiili nedeniyle sorumludur. Bu nedenle iştirak hükümleri şahsilik ilkesinin istisnası değil, onun bir uygulamasıdır. Önemli olan, her sanığın katkısının delillerle ayrı ayrı ortaya konmasıdır. Aynı olayda yer alan kişiler hakkında tek tip bir gerekçeyle toplu mahkûmiyet kurulması, savunmada üzerinde durulması gereken ciddi bir hukuka aykırılıktır; istinaf ve temyiz aşamasında da bu yönden denetim yapılır. Örneğin bir araçta yolcu olarak bulunmak veya olay yerinde hazır bulunmak, tek başına suça iştirak anlamına gelmez.
İştirak türleri ve her birinin kendi sorumluluğu
- Birlikte faillik: Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumludur (TCK m.37/1). Başkasını araç olarak kullanan kişi de fail sayılır.
- Azmettirme: Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK m.38/1). Üstsoy-altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak veya çocuklar suça azmettirildiğinde ceza artırılır.
- Yardım etme: Suç işlemeye teşvik eden, suç işleme kararını kuvvetlendiren, yol gösteren, araç sağlayan veya icrayı kolaylaştıran kişi yardım eden olarak sorumludur; kural olarak cezası yarı oranında indirilir ve bu durumda sekiz yılı geçemez (TCK m.39).
Görüldüğü gibi kanun, her katılanın cezasını kendi katkısının niteliğine göre ayrı ayrı belirler. Mahkemenin her sanık için hangi iştirak biçiminin gerçekleştiğini gerekçesinde açıkça göstermesi, şahsilik ilkesinin doğal bir gereğidir.
Tüzel Kişilere Ceza Verilebilir mi?
TCK m.20/2’ye göre şirket, dernek, vakıf gibi tüzel kişiler hakkında hapis veya adli para cezası gibi ceza yaptırımları uygulanamaz. Tüzel kişi adına hareket eden gerçek kişiler (yönetim kurulu üyesi, müdür, temsilci) kendi fiilleri nedeniyle sorumlu olur. Ancak kanun, tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri öngörür (TCK m.60):
- İznin iptali: Bir kamu kurumunun verdiği izinle faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılmasıyla tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde iznin iptaline karar verilir.
- Müsadere: Tüzel kişi yararına işlenen suçlarda müsadere hükümleri tüzel kişiler hakkında da uygulanır.
- Ölçülülük: Bu tedbirlerin uygulanması fiile göre daha ağır sonuçlar doğuracaksa hâkim tedbire hükmetmeyebilir. Tedbirler ancak kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır.
Örneğin göçmen kaçakçılığı suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.79/4). Ayrıca idari para cezaları, ceza yaptırımı olmadığından tüzel kişilere uygulanabilir.
Şirket Ortaklarının ve Yöneticilerinin Sorumluluğu
Uygulamada şahsilik ilkesi en çok şirket ortakları ve yöneticileri bakımından tartışılır. Yargıtay, şirketin ortağı olmanın tek başına cezai sorumluluk doğurmadığını; kişinin şirketi temsile yetkili olup olmadığının, fiilen işi yürütüp yürütmediğinin ve suça konu işleme katılıp katılmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmektedir. Örneğin iş kazalarında, işi fiilen yürüten ve denetleyen ortak sorumlu tutulurken, yalnızca sermaye ortağı olup şirket işleriyle fiilen ilgilenmeyen ortakların beraatine karar verilmesi bu ilkenin sonucudur. Vergi suçlarında da cezanın muhatabı, vergi sorumlusu olan kişi değil, suçu işleyen fail olmalıdır.
Aile Bireyleri ve Yakınlar
Bir aile ferdinin işlediği suç nedeniyle diğer aile bireyleri cezalandırılamaz. Ancak kişi, suçluyu saklamak, delilleri yok etmek veya suç eşyasını kabul etmek gibi kendi fiilleriyle ayrı bir suç işlerse bu kez kendi fiilinden sorumlu olur. Kanun, bazı suçlarda yakınlar için cezasızlık veya indirim öngörür; örneğin suçluyu kayırma suçunun üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz. Çocukların işlediği suçlarda da ebeveynler cezai olarak değil, şartları varsa hukuki olarak (tazminat yönünden) sorumlu tutulabilir.
İştirak hükümlerinin ayrıntıları için Av. Saltuk Buğra Şimşek’in suça iştirak (TCK 37-39) yazısına da göz atabilirsiniz.
Ceza hukukunun diğer temel ilkesi için suçta ve cezada kanunilik ilkesi yazımıza; şirket faaliyetleri nedeniyle yürütülen soruşturmalar için ceza davaları ve ticaret hukuku sayfalarımıza bakabilir, randevu alabilirsiniz.
Şimşek Hukuk Bürosu olarak Av. Saltuk Buğra Şimşek ve Av. Halil Alperen Şimşek ile bu konudaki dava ve süreçlerde hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Dosyanız hangi şehirde görülürse görülsün, UYAP ve duruşma takibiyle süreci yürütebiliriz. Değerlendirme için online randevu oluşturabilir veya +90 501 153 97 99 numarasından bize ulaşabilirsiniz.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/4665, K. 2023/1128, T. 06.04.2023
İnşaatta çalışan işçinin düşerek öldüğü olayda, yerel mahkeme şirket ortağı olmak dışında inşaatla ilgili bir sıfatı bulunmayan ve fiilen inşaattan sorumlu olmayan sanıkların, cezaların şahsiliği prensibi de dikkate alınarak beraatine karar vermiştir. Daire, bilirkişi raporlarında bu ortakların kusurlu gösterilmesine rağmen işi fiilen denetleyen ve yürüten ortağın başka bir sanık olduğunu, diğerlerinin şirket işleriyle fiilen ilgisinin bulunmadığını belirterek beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görmemiştir.
Kararın önemi: Şirket ortaklığı tek başına cezai sorumluluk doğurmaz; sorumluluk, işi fiilen yürüten ve suça katkısı somut olarak gösterilen kişiye aittir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ne demektir?
Kişinin yalnızca kendi fiili ve kusuru nedeniyle cezalandırılabileceği, kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamayacağı ilkesidir (TCK m.20/1).
Babamın işlediği suçtan ben sorumlu olur muyum?
Hayır. O suça iştirak etmediğiniz sürece başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamazsınız.
Şirkete ceza verilebilir mi?
Tüzel kişilere hapis veya adli para cezası verilemez; ancak kanunda öngörülen hâllerde izin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Şirket ortağı, şirkette işlenen suçtan sorumlu mu?
Ortak olmak tek başına yeterli değildir. Kişinin temsil yetkisi, fiilen işi yürütmesi ve suça konu işleme katılımı somut olarak araştırılmalıdır.
Sanık ölürse ceza mirasçılara geçer mi?
Hayır. Ceza şahsi olduğundan sanığın ölümüyle kamu davası düşer ve ceza mirasçılara geçmez.
Suça iştirak, şahsilik ilkesine aykırı mıdır?
Hayır. İştirakte her kişi kendi katkısı nedeniyle cezalandırılır; bu, ilkenin bir uygulamasıdır.
Taksirli suçlarda birden fazla kişi sorumluysa ceza nasıl belirlenir?
Herkes kendi kusurundan sorumludur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5).
Çocuğumun işlediği suçtan cezai sorumluluğum var mı?
Hayır, cezai sorumluluk çocuğa aittir; ebeveynlerin sorumluluğu, şartları varsa yalnız hukuki (tazminat) yöndendir.
Tüzel kişilere idari para cezası verilebilir mi?
Evet. İdari para cezaları ceza yaptırımı sayılmadığından ilgili kanunlar uyarınca tüzel kişilere uygulanabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilmelidir. Yazıda anılan kanun hükümleri ve yargı kararları, yayın tarihindeki mevzuat ve içtihat esas alınarak aktarılmıştır.